1. DÖNENCE - TEOMAN
  2. DAĞLAR DAĞLAR - EMRE AYDIN
  3. UNUTAMADIM - BÜLENT ORTAÇGİL
  4. KARA SEVDA - ÖZLEM TEKİN
  5. CAN BEDENDEN ÇIKMAYINCA - FUAT GÜNER
  6. SARI ÇİZMELİ MEHMET AĞA - NEV
  7. KOL DÜĞMELERİ - OGÜN SANLISOY
  8. NE OLA YAR OLA - FERİDUN DÜZAĞAÇ
  9. CEM AĞABEY - GÜR AKAD
  10. YENİ BİR GÜN - HAYKO CEPKİN
  11. GÜLPEMBE - KORO
  12. GÖĞE SELAM - Enstrümantal
Lemi Özgen

LEMİ ÖZGEN

Üç cesur adam. Üç güzel adam. Bu dünyadan cümle çirkinlikleri silip süpürmek isteyen, iyiliğin ve güzelliğin sonsuz krallığını kurmaya çabalayan, feleğin tekerine çomak sokmaya ahdetmiş üç devrimci adam.

hem “daha dün” diyebileceğimiz kadar yakın hem de “seneler, seneler evveldi” diyebileceğimiz kadar uzak bir zamanda, bu dünyada üç adam yaşadı. Üç cesur adam. Üç güzel adam. Bu dünyadan cümle çirkinlikleri silip süpürmek isteyen, iyiliğin ve güzelliğin sonsuz krallığını kurmaya çabalayan, feleğin tekerine çomak sokmaya ahdetmiş üç devrimci adam.
Onlar cesur, güzel ve çocuktular. Büyümek istemediler. O yüzden nüfus kağıtlarında yaşları otuz oldu, kırk oldu, elli oldu ama onlar hep çocuk ve delikanlı olarak kaldılar. Dünyaya çocuk gözü ve kalbiyle baktılar. Yani katıksız ve asla karşılık beklemeyen bir sevgiyle baktılar.
Bu sevgiyle dünyayı değiştirmek istediler. Bunun bir devrim olduğunu ve tüm devrimler gibi kolaycacık gerçekleşmeyeceğini biliyorlardı. Nedir, zorluklardan asla yılmadılar. Asla umutsuzluğa kapılmadılar. Asla pes etmediler. Asla gülümsemekten vazgeçmediler. Çünkü çocuktular ve dünyanın tüm çocukları gibi, sevdiler mi yürekten seviyorlardı. Yalansız dolansız. Karşılıksız, bahanesiz ve sadece bir çocuk gülüşünde bulunabilecek kadar saf.

Onların bu devrimi yapabilmek için gerektiğinde kullanacakları topları, tüfekleri, bombaları yoktu. Olsa da başvurmazlardı zaten. Onların bir tek silahı vardı. Müzik. Güzelim sesleri vardı. Penayla, tezeneyle değil de yürekleriyle çaldıkları gitarları vardı, Anadolu’dan kopup gelmiş dut ağacı kokulu sazları vardı.
Bunları yürekleri, beyinleri ve nereye giderlerse gitsinler, bir anne kokusu, bir yar kokusu, bir arkadaş, bir omuzdaş kokusu gibi tenlerinde gezdirip durdukları sevgiyle birleştirdiler ve adına MÜZİK denen dünyanın en güçlü silahını oluşturdular. Sonra da bu silahı ustalıkla kullanıp, şu iyice kirlenmiş ve çirkinleşmiş dünyanın bir çocuk kahkahası kadar saf, temiz ve güzel olması için onurlu bir savaşa giriştiler. Bu okuyacaklarınız, işte bu üç güzel insanın, üç güzel adamın, üç güzel asinin ve elbette üç güzel çocuğun öyküsüdür.